5 Kasım 2012 Pazartesi

Gökkuşağı

alabildiğine orman.
ağaçlar.
ıslak zemin
toprak kokusu...
göründü
düşüveren damlalar yere
öncesinde.
rengarenk, çıkıvermişti
gökkuşağı!
hem de çifte!
ışık
felicita!
ta içten
en içten
sevgi doldu
gökyüzü ve kalp.
ama ama!
geçicidir gökkuşakları...
dilek tutsam
çıkarabilir miyim
her seferinde yeniden?
hep ağlamak pahasına
öncesinden?



4 Eylül 2012 Salı


I'm flying
on the clouds
like a bird
touching the sky
my hair is fondled
by the rain drops!
my heart is warmed
by the shiny sun!
my soul is painted
by the rainbow!
relaxed
happy
and full of joy!
maybe in Florida
in the place of love
and longing
I can fly again...
this time
with the touch of your eyes.
I'll look at your face
and smile...
you'll see my eyes' shine
just take my hand
and make me fly!

25 Temmuz 2012 Çarşamba

yolculuk. sana.

à la memoire de chère A.G.

heybeli'den dönerken
martılar gökyüzünde
çocuk sesleri
kalabalık
vapur
denizin üstünde
tatlı bir yorgunluk
ürperti...
hafif aşktan,
hafif rüzgardan.
huzur...
hafif senden
hafif benden
ikimizden.
deniz mavi
ben mavi
hayal et!
daha ne kadar mavi olabilirim ki?
ve ilk kez
bu kadar yoğun,
derin,
okyanus gibi
hissetmek
aşkı.
sendekini bilirdim
eskiden beri
bu seferki
bendeki, içimdeki!
bulaştı belki de bana
ya da içimde doğdu
varlığınla!
sen...
gözlerin kapalı
gülümserken uykunda
izledi
ezberledi mavi'n
yüzünü ve bu hissi,
sıcaklığını bir de.
uzaklarda olsan bile
unutmamak için seni.
ve dokundu, hissetti
her umutsuzluğa kapılışında
parmakla gösterdiğin yeri
bedenindeki.

4 Temmuz 2012 Çarşamba

kesik kesik aşk

dolunay
karanlık
çimler
ağaç
bank
kadın
erkek
yanyana
enerji
sevgi
romantik
aşk
kıpırtı
hayal
umut
emek...
korku
telaş
acı
panik
terk
yalnızlık
merdiven
gözyaşı
hıçkırık
yürüdü
hayalet gibi.
dursa
zaman
o
gözler
baksa
o
eller
bırakmasa
kurtarsa
esaretten
kadınını
bilincini.
farketti
sevilmediğini.
mutsuz!
aptal!
haketmiyorsun!
o bilse
şu anını
asıl seni
her geçen gün
sevgisizlikten
çirkinleştiğini
ve
öldüğünü kalbinin.

29 Haziran 2012 Cuma

Rüzgar

Değişim
Değiştim
Değişmekteyim
Ne çok hareket
Hiç mi durmaz insan?
Yorulmaz mı?
Durduramadı mı kimse kalbimi?
Düşüncelerimi?
Rüzgar estikçe esti
Kimi zaman sert
Kimi zaman yumuşak
Aldı götürdü pek çok şeyi
Çaktırmadan..
Kalanlarsa
Bir tek kendim
Ruhum, kalbim, bedenim.
Es rüzgar es!
Ve dur
O geldiğinde.
Uçacaksa
Bi tek uçurtmalar uçsun
Renkli renkli
Ve aşk
Gökyüzünde
Ruhumda, kalbimde, bedenimde!

27 Haziran 2012 Çarşamba

İç Dünya

evet
korktum.

sanki
geçmiş
süpürmüş almış
her şeyi;
güvenebilmeyi..
sevebilmeyi..
bi tek
o kargaşada
"her şeye rağmen
gülebilmek"
kalmış.
o da saklanmış
midye kabuğu gibi
dönmüş durmuş
kabuk bağlamış
oysa
yumuşacık kalbi..
ve o kalp
kırık..
onarılmayı bile
bekleyemeyecek kadar
umut yok çünkü
hep bi pürüz
hep bi tortu aklında..
ve aslında
sevilse biraz
tamir olacak gibi.
olasılıksa olay
en kötü:
sevgi yok!
peki
o halde koparmadan
birleşen parçaları
yolculuğa devam
güneşli ülkelere
denize
yeşile
kendime
gelecektekine.
şimdi dinlence
yolculuk öncesi
hayal kurup
gelecektekinin
sen olduğunu
dilemeye.

21 Haziran 2012 Perşembe

Kale

kırılgandı küçük kız
dokunulmasındı ona
canı acımasındı
sevgiydi besini
şevkatti suyu
değişmiyordu huyu
beklediği hep buydu
güneşli, güzel bir sabahta
otururken parktaki bankta
rüzgar tenini  sevip geçerken
takıldı gözü kumdan kaleye
kimbilir
hangi minik dünyanın ürünüydü?
korumak için mi yapılmıştı
küçük kızları?
yoksa öylesinelerin sonucu muydu?
gözlerini ayırmadı küçük kız
baktıkça iyi hissetti
dalıp gitmişken
güvenli hayaller alemine
yıktı kaleyi
büyük kara kötülük bulutu
şimşekler çaktı birden
yağmur yağdı gözlerden
titredi bedeni
korktu yüreği
sonra aniden
korkma dercesine
pembe elbisesinin üstüne kızın
bordo bir yaprak düştü
uzaklardan gelen
belki de
hiçbir şeyden korkmayan
bir ağaçtan düşen.
değişti biçimi dudaklarının
dindi yağmur
sakinleşti soluğu
bir tek su birikintileri kalmıştı şimdi
biraz toprak kokusu belki
ve yaprak...
aldı, özenle temizledi
güvenli sığınağıydı
o artık şimdi
sakladı en derinine
mutluluğa içindeki.